Dronelara karşı İLTER tehdidi.

Merhaba sevgili drone pilotları.


Son zamanlarda hepimizin mağdur olduğu konu İlter sinyal kesici ve gps karıştırıcısı.

Biliyorsunuzdur belki, bu İlter cihazı yüzünden 1 tane inspire x7 kameralı droneum İstanbul semalarında kayboldu, bir tanede yine inspire x5 kameralı droneum kumanda kontrolünü kaybederek bir cami minaresine vurdu ve param parça oldu. Eğer bir önlem almaz isek büyük şehirlerde drone uçurmak bir hayal olmanın ötesine gidemeyecek.


Günümüz dünyasında geleceği inşa ederken devletler drone teknolojilerini kullanmayı hedefler iken bizim ülkemizde drone uçuşları tamamen yasaklanmak isteniyor. Bizim gibi resmi ve namusu ile bu mesleği icra etmeye çalışan insanlar tamamen hiçe sayılıyor veya terörist muamelesi görüyor. Eğer biz pilotlar biran önce birlik olup hakkımızı savunmazsak mesleğimiz daha yeni doğmasına rağmen tozlu raflara kalkma tehdidi ile karşı karşıya duruyor.


İlter nedir ? İlter cihazı hava savunma sistemi olarak geliştirilmiş ve droneları hedef alan bir sistemdir. Asıl amacı konum saptırarak tehdidi var olan alandan uzaklaştırmak. Ancak bunu yaparken dost ve düşman ayırımı yapmadığı için izinli ve resmi drone uçuşlarını da hedef almakta ve işini resmi yapan firmaları maddi zarara sürüklemekte.


Bizler vergi levhası olan, vergisini ödeyen, uçuşlarını SHGM tarafından izin alarak yapan ve uçmadan önce bölgedeki tüm kolluk kuvvetlerine haber vererek uçan, uçarken tamamen kendisini ifşa eden kişiler olmamıza rağmen bu cihaz bizi bir saldırgan olarak algılıyor ve aşağıdaki resimde gördüğünüz üzere cihazlarımızı hedef alarak vuruyor. Cihazlarımız kendisini Ankara Esenboğa Havalimanında görüp hızla düşmeye başlıyor.


Bu sinyal kesici tehdidi sadece bizim sektörümüzle ilgili olmasına rağmen gündelik hayatı çok fazla etkilemeye başladı ancak hala sivil halk durumun farkında değil. Geçenlerde İstanbul Mecidiyeköy'den Zeytinburnu'na gitmek için arabamın navigasyon cihazını açtım ve kendisini Ankara Esenboğa Havalimanında görüyordu. Dolayısıyla navigasyon kullanamadan gitmek istediğim yere gittim, büyük ölçüde trafikten kaçamadan zaman kaybına ve uydu haberleşme iletişim hakkına gaspa uğradım. Yüksek ihtimal bu durumla karşılaşan halkımız daha konunun ne olduğunu bilemeden navigasyonların bozulduğunu düşünüyordur. Yanı sıra boğazdan ve Marmara denizinden geçen gemilerin radar sistemlerini bozarak onlarında Ankara Esenboğa Havalimanında görüldüğü ile ilgili birçok rapor var. Bu gemilerin rotalarını bizim dronelarımız gibi uydu sinyallerinden bulduğunu ve deniz trafiğinin bu şekilde akıyor ve çok büyük risk teşkil ediyor. Aşağıdaki resimde kendisini Ankara Esenboğa Havalimanında gören ve ne olduğunu anlamaya çalışan gemilere aittir.



Şuan kullanılan İlter sinyal kesiciler aslında savunma amaçlı kurulmuş olup görevini yerine getirirken sivil halkın canına kast ediyor ve onları hiç beklemedikleri şekilde ölümle sonuçlanabilecek kaza yaşamalarına itiyor.

İlter sinyal kesicilerinin üreticisi Boğaziçi Savunma firmasının sahibi Fatih bey ile durumu konuştum ve bir çözüm bulmak istediğimizi kendisine ilettim ancak Fatih bey şuan için herhangi bir çözümün olmadığını ve İlter sinyal kesicisine yakalandığınızda kurtulmamızın zor olduğunu iletti. İlter'in ilk başta dost ve düşman ayrımı yapabilen bir sistem olduğunu bu şekilde tasarlandığını ileri sürdü, hatta sözlerine dost hava araçları için bir verici sistemi planladıklarını bu verici sistemi SHGM ile paylaşacaklarını, SHGM tarafından da izinli ve resmi dost dronelara mühürlü bir şekilde takılmasını planladığını ve İlter'in bu vericili sistemleri vurmadan güvenli uçuş yapabilmesini planladıklarını söyledi ancak Milli savunma bakanlığı tarafından bu planlamanın ret edildiğini söyledi ve sistemden bu planlarını çıkartmak zorunda kaldıklarını bana iletti. Fatih bey İlter cihazını tamamen Milli Savunma Şartnamesine uygun yaptıklarını ve şartname dışına çıkmalarına asla izin vermediklerini, cihazların Milli savunma bakanlığı tarafından satın alındığını ve nerelere konumlandırıldığını bilmediğini ve bilmek istemediğini de sözlerine ekledi. Yanı sıra bizim gibi mağdur drone pilotlarının da haberlerini sürekli olarak aldığını durumdan dolayı çok üzüldüğünü de iletti ve konuşmayı sonlandırdık.



Yani dostlar konuşmadan da anlayabileceğiniz üzere biz drone pilotlarının yapabileceği tek bir şey var, birlik içerisinde hareket ederek Cumhurbaşkanlığımıza mağduriyetimizi dile getiren dilekçeler yazıp yanı sıra imza toplayarak ortak şikayetimizi bildirmemiz gerekiyor. Yüce Türk Devleti, ülkemizde bu yeni teknolojinin öncülerinin yanında olacağından şüphem yoktur. Hepimiz ülkemizin değeri artması amacı ile bir çok yatırım yapıyoruz, umuyorum ki devletimiz bu yatırımlarımızı hiçe saymadan bizlerin yanında olur ve bu sorunun çözülmesinde bizlere yardımcı olur. Sizlerin de bu konu hakkında düşünceleri var ise lütfen forum kısmında tartışma başlatarak tartışın ve çözümü hep beraber bulalım.





Teşekkür ederim. Herkese kırımsız uçuşlar diliyorum.

41 görüntüleme0 yorum